BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Osmanlı devletinin egemenliğinde kalmak ve tamamen geçici olarak Kıbrıs’ın 1878 yılında İngiltere’nin yönetimine verilmesiyle başlayan Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin silahlı direniş aşaması 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile son bulmuştur. Bu tarihten sonra  siyasi, ekonomik ve diplomasi mücadelesi başlamıştır.

20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı Kıbrıs Türk Halkının katliamlardan ve soykırım eylemlerinden kurtulduğu, özgürlüğünü, bağımsızlığını kazandığı, güvenliğini, geleceğini sağladığı ve yeniden doğduğu tarihi bir gündür.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı aynı zamanda Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarının ve Mavi Vatanın bu bölgedeki sınırlarının belirlenmeye başladığı, Yunan yayılmacılığının stratejik hedefi ENOSİS yolunun kapatıldığı bir tarihtir.

Kıbrıs Barış Harekâtı ile çizilen yeni siyasi coğrafyanın oluşturduğu zeminde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk Yunan dengesinin önemli bir unsuru ve Mavi Vatanın vazgeçilemez jeopolitik güç noktasıdır, kilit taşıdır.

Kıbrıs Türk Halkı ve Türk Milleti olarak geçmişten günümüze uzanan tarihsel süreçte, Rum-Yunan tarafının soykırım uygulamaları başta olmak üzere yaşanan gerçekleri ve belirtilen önemli jeopolitik unsurları dikkate alarak geleceğin inşası sağlanmalıdır.

Kıbrıs Gerçekleri temel alınmadan, çeşitli algı yöntemleriyle Kıbrıs’ta çizilmeye çalışılan tozpembe tablolara kanmadan, aldanmadan, 2004 Annan Planı referandum sürecinde olduğu gibi Avrupa Birliği hayallerine kapılmadan Kıbrıs Türk halkının geleceğini kesin güvence altına almayacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ortadan kaldıracak, Türk halkını azınlık statüsüne düşürecek, eşit egemenlik hakkına son verecek, Rumların sözde federasyon hedefli Crans Montana görüşmeleri süreçlerini başlatacak ve Türkiye’nin garantörlük hakkını ortadan kaldıracak politikalara aldanmak, geçmişi daha ağır şekilde yaşama ortamının yolunu kaçınılmaz şekilde mutlaka açacaktır. Bu gerçek hiçbir koşulda akıldan çıkartılmamalıdır. Unutmamalıyız ki Türk halkının tamamen imhasını ana hedef olarak belirleyen Akritas ve İfestos Planları gibi soykırım planlarını çöp sepetine atan Kıbrıs Barış Harekâtı, Garanti ve İttifak Antlaşmalarının bir sonucudur. Bu nedenle bu antlaşmalar tartışma, pazarlık konusu yapılamaz. 

Kıbrıs’ın tarihsel sürecinde elde edilen hukuki ve siyasal temellere dayanan “kendi geleceğini belirleme hakkı olan” iki milli halk, bu iki halkın kurdukları egemen ve bağımsız iki devlet ve Kıbrıs üzerinde değiştirilemez iç ve dış dengeler vardır. Bu temel unsurlar Kıbrıs Gerçekleridir. Kıbrıs Adası’nda bu gerçeklerin dışında başka bir gelecek oluşturulması kesinlikle kabul edilemez.

Kıbrıs Türk halkı egemenliğe, bağımsızlığa, gerçek özgürlüğe ve ortadan kaldırılamayacak gerçek güvenliğe 46 yıl önce 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile kavuşmuştur. Bugün 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramımızı insanca yaşama hakkımızın bilinciyle güvenlik ve geleceğimizden emin olarak kutluyoruz. Siyasal tarihimizin en önemli günü olan 20 Temmuz Barış Harekâtı’nı coşkuyla kutladığımız bugün, Kıbrıs Türk Halkı olarak, geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi gerçekçi ve akılcı şekilde değerlendirmek ve Kıbrıs Gerçeklerini esas almak zorundayız. Kıbrıs gerçekleri ve Crans Montana'da çöken müzakere süreçlerinin net olarak ortaya koyduğu gerçekler ve yaşanan tecrübeler artık Kıbrıs’ta bağımsız egemen eşit iki ayrı devletin yapacakları bir antlaşma seçeneğinden başka bir yol yoktur.

Ülkemiz yeni bir dönemin eşiğinde bulunmaktadır. Bu dönemde  Kıbrıs Türk halkı olarak, sağduyu ile akılcı davranmak, kısa vadeli değil uzun vadeli, yurdumuz, devletimiz ve Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını, geleceğini düşünerek irademizi ortaya koymalıyız. 

İki eşit egemen halkın ve egemen iki devletin tamamen eşit statüler ve koşullarla iki devletli, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlük hakkının devam edeceği bir yapı dışında farklı arayışlar artık terk edilmelidir.

Barış ve Özgürlük Bayramımızı coşku, sevinç ve gururla kutladığımız Barış Harekâtı’nın 46. Yıl dönümünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni egemen bir devlet olarak yaşatma kararlığımızı vurguluyoruz.

Kıbrıs’ta yaşadığımız toprakları Türk halkına vatan yapan,  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin koşullarını ve sınırlarını yaratan şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi minnetle, şükranla anıyor, halen hayatta bulunan gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyoruz.

Kıbrıs Türk halkının varoluş savaşını zafere ulaştıran TMT mensuplarına, kahraman Mücahitlerimize ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Muharip Gazilerimize şükranlarımızı sunar,

halkımızın Barış ve Özgürlük Bayramını kutlarız.

 KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ

YÖNETİM KURULU

ÜST